Şu anda siteye giriş yapmadığın için forumlara yazı yazamazsın sadece okuyabilirsin. Siteye giriş yapmak için kayıtlı olman lazım, kayıt olmak için de buraya gitmen lazım :)
|
|
Organizasyonun eksikliğini hissediyordu her yaptığı işte, bir organizasyon dahilinde yapılan işler daha az cesaret gerektirir ve sonuçları pek fazla tehlikeli olmayan işler olurdu. Bu şehirde kendisini dahil edeceği bir organizasyon var mıydı bilmiyordu. Ancak buranın namını duymuştu, hırsızların ünlü şehriydi burası, Traos. Peki nerdeler...
Bu karda nereden çıktı minik elleri nasılda morarmıştı, yürümek için ne kadarda zorlanıyordu. Haritanın yanlış olduğundan şüpheleniyordu, söz konusu annesiyse her şey mümkündü. Yön değiştirmenin kendisine açabileceği felaketleri biliyordu. Yürüyüş uzun olacak gibiydi, ellerine elbisesinden yırttığı birkaç parça kumaşı eldiven gibi geçirmişti. Şimdi daha çok üşüyor ve sızlıyorlardı ancak birazda ısınır diye geçirdi aklından minik hobbit, yürümeye hızlanmaya çalışarak ancak pekte başarılı olamayarak devam etti. Babasını özlemişti, annesini bile özlemişti. Ve her hobbit in istediği gibi burada bu kadar basit ölmek istemiyordu.
Yeni bir iş peşindeydi, pazar meydanında ki kendi kaldığı handan bayağı bir uzaktaydı burası, gününü kurtarabilecek bir iş arıyordu. Yoldan yürüyenlerin tümü para çıkmayacak adamlardı, sonra gözü çelimsiz, çok güzel giyimli, bakışları mağrur bir adam takıldı. Belinden aşağıya sarkan o kesenin albenisine yenilmelimiydi…
Birilerini mi görmüştü, yoksa buda ölüme yakınlıktan ve gözlerinin önünden geçmekte olan hayatının bir parçası mıydı? Devasa bir yaratık onun geçmişinde ne arardı ki, çığlık atmalımıydı yada atsa duyarlar mıydı? Beklide onlara doğru koşmalıydı, koşmak bir hobbit bu hava şartlarında, bir an güldüğünü zannetti. Hayır gülmemişti, buda ölüme yaklaştıran adımlardan birisiydi. Gözleri kapanmaya çalışıyordu, o anda adımları koşarcasına arttırdı. Çirkin ve büyük ayakları karda batmasını engelliyordu, o sırada karşıdaki grubun gördüğünden daha kalabalık olduğunu anladı bu onun için tanrılardan bir hediyeydi ve bunu iyi değerlendirecekti. O an ne ölüm vardı ne de yüzünde bir gülümseme sadece ellerini sallayarak koşuyordu. Başka zaman gördüğünde kaçacak yer aramasına sebep olacak dev gibi ve boynuzlu savaşçının baltasını kınından çıkartışı ona daha cesaret vermişti, onu görmüşlerdi…
Buda ne diye düşündü, bu kadar küçük bir yaratık ve sanki hepsini kılıçtan geçirecekmişçesine hırsla üzerlerine koşuyordu. Üç günlük yolculuk boyunca pek az yemek yemişti, eğer öldürmek zorunda kalırsak beni bir gün daha idare diye düşündü, guruldayan karnı da onu onaylıyordu. “Bir şey yaklaşıyor” dedi, diğerlerine suratlarına tükürürcesine ve birazda tükürerek, daha başlarını çevirmeden neredeyse tümünün elinde birer silah belirmişti. En son istedikleri biraz daha geç kalmaktı, grup lideri gördüklerine inanamıyordu, bu havada buralarda üzerlerine doğru koşan bir hobbit, “buna inanamıyorum” dedi manasız bakışlarla yüz metre uzakta bata çıka koşmakta olan hobbit’e anlamsız gözlerle bakarak…
Kafasının yere böyle bastırıldığı daha önceleri de olmuştu ancak en çok bu seferki canını yakmıştı, korkuyordu Malkow. Olması gerektiği gibiydi her şey adam nasıl anlamıştı ki belindeki keseye uzandığını, ne zaman elinden beklemediği bir kuvvetle yakalamıştı, peki asker asıl bu kadar çabuk gelmişti. Bildiği tek bir şey vardı, yanlış adam uzanmıştı ince parmakları, yanlış cebe girmeye çalışmıştı uzun parmakları. Ayağa kaldırdılar, soymaya çalıştığı adam yüzüne bakıyordu, Malkow ‘sa hırsızlığın ilk öğretilerinden olan gözünü kaçırma ilkesini uyguluyordu. “Buda kim beni neden soymaya çalıştı” dedi sonunda askerlere, gözlerini kocaman açmış uykudan yeni kalkmış birisinin edasıyla, arkasını döndü ve yürümeye devam etti. Getirin dedi pervasızca, askerler yürümesine gerek duymamışlardı, Malkow’u sürükleyerek takip ediyorlardı…
Malkow’un korkusu surlarla çevrili kraliyet kulelerine götürüldüğünü gördüğünde daha da büyüdü, kraliyet ailesinden birisine saldırmak, yada soymaya çalışmak aynı şeydi ve cezası ölümdü. İlk adresi zindanlardı, buna şüphesi yoktu...
Zindanlar kendi geldiği şehirdekilerden temizdi, kendinimi avutuyordu ne. Yanında köşeye sinmiş bir adam ona doğru bakıp gülüyordu. hak ettiğinin bu olduğuna emin değildi Malkow…
[rp dısı] su aptal sembol karısıklıklarından bıktım fffff [/rp dısı]
|
|
06-02-2006 14:33
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
sonunda ısınabileceğini we çene çalabileceği birilerini bulduğunu düşünen ennasiella daha fazla dayanamadı..kendini grubun ortasına attı we kendini tanıttı.o an için kiminle tanıştığına pek de dikkat etmemişti sadece kendisinden çok çok büyük olduklarını farkedebildi ki bu da onun için yeni bir durum değildi...
|
|
06-02-2006 21:46
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Shaqpon yarısından daha kısa olan bu yaratığa baktı. Lezzetli olabilirdi ama aklında sadece kar canavarları vardı. Onları alt etmek için müttefik gerekirdi. Onlar gittiği zaman karnını rahat rahat doyurabilirdi. Hem o önemli kişiyi doyurmuştu. Bu zırhlı adamlar da onu doyurmalıydılar. Aslında ufaklık ona şirin gözükmüştü. İnsanların ne ilginç yaratıklar olduklarını düşündü. Uzun olan silahsıza silah çeker, kısa olan silahlıların içine girer boyuna bakmadan. Adamlar yol boyu konuşmuşlardı ama Shaqpon bunlara bir anlam verememişti. Kral ne demekti? Varis neyin nesiydi ve bu aciz yaralıyı önemli kılan neydi. Shaqpon onu kurtarmıştı ve o halde Shaqpon daha önemli olmalıydı. Bu askerler üzerinde bir otorite kurmalıydı. "Açım" dedi. "Shaqpon size yardım etti. Siz de onu doyurun." Sonra dikkatini tekrar önünde aval aval kendisini seyreden ufaklık çekti. Yağan kardan sırılsıklam olmuş boynuzlu kafasını hayvanî bir edayla sağa sola salladı ve "Ne istiyorsun küçük insan?" diye sordu. "Cesur birine benziyorsun"
|
|
06-02-2006 21:58
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
çooookk üşüyorummmm.. dedi ennasiella ama karşısındaki boynuzlu dewin onu anlayıp anlamadığından emin değildi..sanki sadece guruldayan karnının dilinden anlayabilecekmiş gibi duruyordu yaratık we ennasiella hayatında bundan daha büyük yaşayan bi yaratık görmediğine emindi!!
|
|
06-02-2006 22:16
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
her zaman olduğu gibi tekrar geldim işte diye ortalığa bakınıyordum evet ilk defa bu kadar lüks bir zindan da bulunuyordu.. lüks zindan nasıl olyorsa deyip gülümsedim köşede oturan bu akıllı kim ki? pis pis sırıtıyor? neyse bi köşeye çekildim ve oturdum elemana bakıyor fakat çaktırmamaya çalışıyorum..
|
|
07-02-2006 08:37
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
<malkow yazisindan alinti>
her zaman olduğu gibi tekrar geldim işte diye ortalığa bakınıyordum evet ilk defa bu kadar lüks bir zindan da bulunuyordu.. lüks zindan nasıl olyorsa deyip gülümsedim  köşede oturan bu akıllı kim ki? pis pis sırıtıyor? neyse bi köşeye çekildim ve oturdum elemana bakıyor fakat çaktırmamaya çalışıyorum.. 
Adam gürültülü bir kahkaha bastı. "Ben deli değilim" dedi gayet sakin bir şekilde, "tam dört senedir buradayım, belki biraz değiştim ancak delirmedim, kaybettiklerime yandım ancak delirmedim, yoruldum belki ancak delirmedim. Emin ol ben deli değilim, buradan çıkmam gerekiyor. Bana kaybettirdiklerini onlara ödetmem gerekiyor."...
|
|
07-02-2006 13:43
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
<Iceman yazisindan alinti>
Adam gürültülü bir kahkaha bastı. "Ben deli değilim" dedi gayet sakin bir şekilde, "tam dört senedir buradayım, belki biraz değiştim ancak delirmedim, kaybettiklerime yandım ancak delirmedim, yoruldum belki ancak delirmedim. Emin ol ben deli değilim, buradan çıkmam gerekiyor. Bana kaybettirdiklerini onlara ödetmem gerekiyor."...
şaşkınlık ve yüksek sesle "dört yıl mı?? be adam sen burda hayatını harcamışsın..." düşüncelere dalarak "dört yıl olmaz olmaz.." tekrar elemana dönerek.."zaten istesemde ben dört yıl burda kalamam yakında kellemi sepetin içinde görebilirsin cesedimde kurtlara akşam yemeği olur heralde.." düşünceli şekilde bir köşeye oturup düşünüyorum.. "bu arada tanışmadık ben Malkow, gizlemeye gerek kalmadı Uzun Parmak Malkow"
|
|
07-02-2006 14:03
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Ne yaptın soylu felan mı öldürdün, buradakilerin neredeyse tümü kraliyet ailesinin dirliğine ve birliğine kast etmiş kişilerdir, senin suçun ne?" adam birşeyleri bilerek konusuyordu.
|
|
07-02-2006 14:22
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"yok be adam oldurmem ben fazla işim olmaz o yönlerde sadece ufak bi yanlış anlama yolda çarpiştıkda kesesini aldığı zannettiler ve ahada burdayım anlattım okadar bişey yapmadım die ama dinliyen kim.." masum bir gülümseme ve hüzün yerleştirip suratıma bir yandan da daha dikkatli izliyorum elemanı savaşçı bir yapısımı var yoksa benim gibi ufak ama çevik birimi gözüküyo göze çarpan özellikleri var mı gibi? "ee dostum sen niye burdasın adını bile bahşetmedin gerçi burda ne işe yarar bilmem ama.."
|
|
07-02-2006 14:27
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Anlaşıldı sen bir hırsızsın ancak bir kraliyet mensubunu nasıl soymaya kalkarsın anlamadım. O ağır keselerini bellerinden nasıl alabileceğini düşündün" adam bakışlarını başka bir yöne çevirmişti, "ben maximo bu dünya üzerine gelmiş belkide en büyük katilim, sürekli Traos krallığı için çalıştı, hiç başarısız olmadım ancak bir gün sevdiklerimi kaybettim Traos kralı Benmark yüzünden, sonra aynı oyunlarla benide yakalattı, and içtim ondan öcümü almadan ölmeyeceğime, ben o günü bekliyorum" adam tekrar Malkow'a döndü. "Seni öldürmezler, buradan çıkmama yardım et." adam ikna edici olmaya çalışıyordu ancak diplomasi konusunda Malkowdan daha iyi değildi. "Seni buradaki en büyük loncanın başına geçiririm hepsi beni tanırlar ve korkarlar"...
|
|
07-02-2006 14:51
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"hey sana birden kanım ısındı " "ok anlasma guzel gozukuyo.." pek inanmadım ama neyse locaya başkan olmak o kadar kolay değil ama bana yardımı olacağı kesin diye düşünüp " o zaman seninle anlaşalım ben kapıları açarım o kolay sana silahda bulurum bi şekilde sende beni kollarsın? sonuçta çıkıncada ne yapacağımıza bakarız tekrar? ikimizde karlı oluyoruz olmaz mı? ne dersin" arkama yaslanarak gülümsüyorum..
|
|
07-02-2006 15:26
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
"Tamam o zaman bu kapıları bana açabildiğin anda buradan çıkacağız ve bir daha asla bizi mahkum edemeyecekler, hepsini öldüreceğim, sende hakettiğin rütbeye geleceksin" adam bir duvara bakarak güzelce hayal kurmaya başlamıştı. Sesi gittikçe kısılarak devam etti.
Ancak Malkow nu kapıları açabileceğini zannetmiyordu, en azından arka taraftaki gardiyanlar görmeden...
|
|
07-02-2006 19:54
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
elemana güvendim bi şekilde ve ortamı incelemeye aldım acaba oda nasıldı kilit nasıldı kilidi kurcalamak için metal parçası falan bulabilecekmiydim? bu sorular önemliydi ayrıyeten gardların durumu devriye değişme saatleri adamların kaç saat nöbet tuttukları uzun süreli nöbetlerde dinlenmek için az da olsa uyuyup uyumadıkları en aptal gard hangileri gibi soruları öğrenene kadar bir iki gün ortamı izleyeceğim ve her ayrıntıya dikkat ediyorum... elemanada doğal davranmasını ve yeri geldiğinde ondan istiyebileceğim şeylerin olduğunu anlatarak ortamı gözlemlemeye başlıyorum..
|
|
08-02-2006 15:11
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
<ennasiella yazisindan alinti>
çooookk üşüyorummmm.. dedi ennasiella ama karşısındaki boynuzlu dewin onu anlayıp anlamadığından emin değildi..sanki sadece guruldayan karnının dilinden anlayabilecekmiş gibi duruyordu yaratık we ennasiella hayatında bundan daha büyük yaşayan bi yaratık görmediğine emindi!!
Shaqpon karşısındaki ufaklığın bir insan ziyanı olduğunu düşündü. Yemek için vakit harcamaya bile değmezdi. Bir günlük yiyecek için işe yarayabilecek şeyleri öldürmeye gerek yoktu. Omzundaki ayı postunun kol kısımlarından birini kesip ufaklığa verdi. "Al. Yanımdan ayrılma ama. Tehlikeli." Sonra askerlere tekrar döndü. "Size karnım aç dedim!!" "Küçük insan da aç."
|
|
10-02-2006 10:10
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
şimdiye kadar şanslıydım diye düşündü ennasiella,sesini çıkarmadı we kocaman yaratığın yanında kalmaya karar werdi.ne de olsa bu hawada kendi başına gidebileceği fazla bir yer yoktu,ne kadar çok o kadar iyi diye düşündü we merakla olacakları izlemeye başladı..
|
|
10-02-2006 12:05
|
bu konu altinda mesaj atmak icin kayit veya login(yandan) olman lazim.
|
|
|
Sitede ya?lanma fakt?rleri:
|
Forum yaz?s?: 1 dr ya?
Forum ba?l?k: 2 dr ya?
Yaz?: 10 dr ya?
Sonsuz Yolculuk: 15 dr ya?
Davet: 25 dr ya?
DR Quiz 1 y?ld?z: 5 dr ya?
DR Quiz 2 y?ld?z: 10 dr ya?
DR Quiz 3 y?ld?z: 20 dr ya?
DR Quiz 4 y?ld?z: 30 dr ya?
DR Quiz 5 y?ld?z: 50 dr ya?
|
|